Şimdi size soruyoruz... Çok zengin bir kişisiniz. At yarışına da meraklısınız. Gittiniz, milyon dolarlar verip şahane bir at aldınız. Jokeyinize de ‘ artık yarışlara bununla katılacaksın’ dediniz. Jokey bindi ata, at çok enerjik, kıpır kıpır, yarışı kesin kazanır... Ama iniyor attan, ‘ Bu at çok hareketli, ben bunu kontrol edemem” diyor.
Ne yaparsınız bu durumda; atı mı satarsınız, jokeyi mi yollarsınız?
Biz hep atı sattık. Uluslararası tecrübesi olan, Avrupa’ da, Amerika’ da milyonları kendilerine hayran bırakan oyuncuları bir arada hiç kullanamadık!
Gerçekler gizleniyor
Üstüne üstlük, 2005’ te faturayı Mehmet’ e kestik, 2007’ de Kaya’ ya... Şimdiki bahane de FIBA... Aslında en büyük kötülüğü yapıyoruz, gerçeklerin üzerini örterek, milli takımımıza.
Üst üste 3 Avrupa Şampiyonası’ nda başarısız olan bir teknik adama dünyanın hiçbir yerinde bir şans daha verilmez. Hele ki söyledikleri ile yaptıkları sürekli çelişiyorsa.
Defalarca yazdık Tanjevic tarafından 2010’ un temelini atıyorum bahanesiyle milli takıma çağrılan isimleri. Erkan, Valentin, Barış Ermiş, Cem Dinç, Cenk, Hakan Demirel ve daha bir çoğu... Bu oyuncular nasıl birden bire yok oldu? Kerem Tunçeri, Ömer Onan gibi yıldız isimlere en verimli dönemlerinde kapı kapanmışken, sonra onlara sarıldığında kim hocaya ‘ aklın daha önce neredeydi’ diye sordu.
Filozof mu dediniz!
Tanjevic’ in ‘ basketbolun filozofu’ olduğu da yazıldı. Bu benzetme çok iddialı. Eğer 12 Dev Adam şu anda Hidayet, Ersan, Semih, Oğuz ve Ömer Aşık beşi ile maça başlasa, yani Hido’ dan guard, Semih’ ten 3 numara yaratılmış olsa ve takım zirveye çıksa, ben de kabul ederdim coachun filozof olduğunu. Ancak bu hedefler gösterdi ki, hocanın kafası, türlü hayallerle, ütopyalarla dolu. Hido’ nun guard, Ersan’ ın 2, Semih’ in 3 oynayamayacağı, bu kadar zaman kaybedilmeden bilinmiyor muydu?
Bogdan Tanjevic, Polonya’ da Kerem Gönlüm’ ün yokluğunda, Ersan’ ı asıl pozisyonuna yani 4 numaraya çekti, oyun kurucusuz maça başlamaktan vazgeçti, çılgın rotasyonunu unuttu... Yani sadece yapması gerekenleri yaptı, filozof oldu! Ne olur be filozof hocam, Ersan konusundaki gibi inadından vazgeç. NBA’ de all-star olduğu, yüzük taktığı pozisyonda yani power forvet oynatmak için çağır Mehmet Okur’ u!
Sadece mücadele vardı
Ancak o filozofun oynadığı kumarlar daha sonra tutmadı. Çünkü sistem yoktu, sadece mücadele vardı. Kazandığımız maçların çoğunda Ersan, ama genelinde bir iki isim yıldızlaştı, takım şahsi performanslarla kazandı. Hücumda adam, akıllı bir tane setimizin olduğunu savunabilecek kişi var mı?
İlk turda özellikle Orhun Ene takıma önemli katkılar yapmıştı, bench tam basın tribününün önünde olduğu için Ene’ nin hamleleri gözden kaçmadı. Takım zamanında molalar alıyor, yerinde değişiklikler yapıyordu. Bu hamleler bizden de satırlarımızda övgüler aldı.
Peki, daha sonra ne oldu da Ene sus-pus oturdu, çeyrek finalden sonrasında rakiplerin inanılmaz serilerinde neden bench, adeta uyudu. Bence bu da araştırılması gereken bir konu.
Yani, sözün özü... Türkiye, 2010’ da kendi evinde madalya peşinde koşacaksa mutlaka bu takımı en iyi oyunculardan kurmalı. O kadar yıldız yan yana oynamaz deniyorsa, geçmiş yıllarda ligimizde, milli takımda oynatanlara bakılmalı, hâlâ oynamaz deniliyorsa, o zaman oynatacak birisi bulunmalı.
Rakipler kuvvetlenecek
Şu bir gerçek ki, belki de tarihin en zayıf Avrupa Şampiyonası’ nı 8. bitirdik. Seneye Türkiye’ ye Sırbistan’ ın Rakocevic takviyesi ve kazandığı tecrübe, Yunanistan’ ın Diamantidis ve Papaloukas, Slovenya’ nın Smodis, şampiyon İspanya’ nın Calderon, Rusya’ nın Kirilenko ve Holden, Almanya’ nın Nowitzki takviyesiyle geleceği şampiyonada, rakiplerin arasına Amerika, Arjantin gibi devler de eklenecek.
Bu gerçekleri farklı bahanelerle gizlemek yerine, masaya yatırıp hep birlikte çözüm üretmek gerek. Çünkü Allah korusun 5 yılı heba ederken hep arkasına saklandığınız 2010 trenini de kaçırırsak, ne Tanjevic’ i koruyacak haliniz kalır, ne de yeni bahaneler üretecek!
Müthiş liste!
İşte, Bogdan Tanjevic döneminde milli takıma çağrılan, 2010’ un takımı olarak adlandırılan, bazıları ise ‘ yaşlandılar, sorunlular’ bahanesiyle harcanan oyuncular... Erkan Veyseloğlu, Bora Hun Paçun, Cenk Akyol, Doğuş Balbay, Hüseyin Demiral, Ermal Kurtoğlu, Kaya Peker, Hakan Demirel, Hakan Köseoğlu, Reha Öz, Mehmet Okur, Mirsad Türkcan, İbrahim Kutluay, Serkan Eredoğan, Cem Dinç, Tutku Açık, Barış Ermiş, Can Akın, Ümit Türkoğlu, Mutlu Akpınar, Uğur Kaçaniku, Ümit Sonkol, Murat Kaya, Fatih Solak, Cemal Nalga.
Yerimizde sayıyoruz
Türk basketbolu kulüpler bazında hızla yükselirken, ligimiz Avrupa’ nın en önemli liglerinden birisi haline gelirken, yıldızlarımız NBA’ de boy gösterip, şampiyonluk yüzüğü takarken, milli takım dünya sıralamasında, Tanjevic’ in göreve geldiği 2004 yılındaki yerinde sayıyor.
